Radyasyon

 

Radyasyon

 

Günlük hayatımızın hem her alanında, gerek doğal yollardan, gerekse teknolojik gelişmelerin getirdiği kolaylıkların, belki de bir bedeli olarak sürekli radyasyona maruz kalmaktayız. Hiç farkın da olmadığımız bir şekilde organlarımız, dokularımız radyasyonla etkileşime girmektedir. Bu etkileşim bazı durumlarda gözle görülür sonuçlar doğururken, bazen de hiç haberimiz olmadan da radyasyona maruz kalmaktayız.

 

Radyasyonun tüm formları; özelikle iyonize radyasyon, yaşamımız boyunca kümülatif etki göstermektedir ve kansere yatkınlığımızı artırmaktadır. Yüksek doz çok daha fazla risk getirtmektedir. Altyapımızdaki evrene, güneş ısınları ve uzak yıldızlardan yayılan, tüm yüzeydeki taş, toprak, su ve hatta gıdalarımızda bulunan küçük dozda iyonize radyasyondan kaçınamayız.

 

Yüksek rakımda yaşayan veya çok fazla uçakla seyahat eden insanlar diğerlerinden çok daha fazla dozlara maruz kalmaktadırlar ancak hepimiz her an bu doğal radyoaktiviteyle karşı karşıya olmaktayız bu kararı bile insan kanserlerine sebep olabilmektedir. Kaçabileceğimiz bir doğal iyonize radyasyon kaynağıdır, radon gazı doğal olarak bulunan bir kanserojendir ve bazı tip kayalardan evlerimize düşük seviyelerde gaz olarak ve suya karışarak ulaşabilmektedir. 50 Amerikan eyaletinde yüksek miktarda radon gazı saptanmıştır, bu yüzden Amerikan hükümeti yıllık ev ölçümleri önermektedir.

 

Özelikle iyonize radyasyon tıbbi kullanımına özel dikkat gösterilmesi gerektiği önermektedir. Meme kansere taraması için kullanılan mamografi x ışınları, bilgisayarla tomografi (BT) taramaları ve nükleer tıpla ilişkili diğer uygulumlar gibi ortalama hayat süremizde yapay radyasyona maruz kaldığımızın yüzde 90’ını oluşturan kaynaklar da dahildir. Tüm tıbbi x ışınlar ciddiye alınmalıdır, özelikle bilgisayarlı tomografilerin çocuklar üzerinde kullanılmalarını ve nükleer tıbbın diğer formlarını x ışınlarıyla temasınız önerildiğinde maruz kalınacak dozla ilgili bilgileri danışıp, genital organların dikkatlice korunduğundan ve radyasyona maruz bırakılmadığına dikkat edilmedir. Kadınlar tarama mamografisi yerine termografi gibi iyonize olmayan radyasyon alternatiflerini talep edebilirler.

 

Güçlü gama, beta ve x ışının elektromanyetik spektrumda ters tarafında iyonize olmayan enerji bulunur ve çoğunlukla yapay kaynaklıdır. Radyo dalgaları, mikro dalgaları, mobil ve cep telefonları, radyo FM ve TV vericileri, radarlar, trafolar, mikro dalga fırınlar, bilgisayarlar, akım taşıyan kablolar bu gruba girmektedirler. Evimizdeki elektrik hatlar, traş makineleri gibi kaynakları kontrol etmeliyiz. Günlük iletişimini mümkün olduğunca sabit telefonlar ile sağlamak, acil durumlarda cep telefonları kullanmalıdır. Kablosuz dijital telefonları kullanmaktan kaçınmak, kullanılmadıkları zamanlarda bile bu aygıtlar (araçlar) sürekli radyasyon yaymaktadır. Ayrıca cep telefonları kulaklıklarla kullanmalıdır. Kısa mesaj atmak da radyasyondan maruz kalmayı azaltmaktadır. Kullanılmadığı zaman cep telefonları kapatılmalıdır. Cep telefonu baz istasyonu yakında yaşamaktan kaçınmak, zarar delilleri ciddi oranda önlemler almaya yetecek düzeydedir.

 

 

CT Taramalarının Ölümcül Tehlikesi

 

Prof. William Faloon, CT taramalarının ölümcül tehlikesinden bahsederken önemli bilimsel araştırmasının sonuçlarını şöyle açıklıyor:

Atomik Enerji Komisyonu “askeri ve sivil uygulamalar için atomik (nükleer) enerjinin geliştirmesi, kullanımı ve kontrolünü yönetilmesi” için oluşturulmuştur. Pek çok federal idarede olduğu gibi, öncelik kamu sağlığını korumak değildir, bunun yerine bu vergilerle finanse edilen bürokrasi (FDA gibi) düzenlediği sanayilerin ekonomik başarısını garantilemek için işlev yapmaktadır.

X-ışınlarının karsinojenik etkileri hakkında uyarı yapan herkesle dalga geçmek suretiyle, federal hükümet ve tıbbi kuruluş CT tarayıcıları (ve diğer radyasyon cihazları) üreten şirketlerin on milyarca dolar kar etmesine imkân vermiş olup, masrafların çoğunu Tıbbi ve özel sağlık sigortaları alınmaktadır.

 

Aşırı radyasyon yüklenmesi

Sıradan tıbbi X-ışınlarıyla karşılaştırıldığında CT taramaları (bilgisayarlarlı tomografi) çok daha yüksek çözünürlüklü görüntüler vermektedir. Maalesef CT taramaları hastaları yüzlerce ve bazen binlerce kat daha fazla miktarda radyasyona maruz bırakmaktadır.

 

CT taramalarının ve diğer tehlikeli X-ışını görüntüleme prosedürlerinin rutin kullanıma son otuz yılda hızla artmıştır. 1980’de 3 milyon CT taraması yapılmıştır. 2007 yılı itibariyle bu sayı 70 milyon a çıkmıştır.

 

İroni, tam vücut CT taramalarını çoğu kez cebinden ödeyen sağılığını düşünen kişilerin istemeden tüm vücutlarını çok yüksek seviyelerde DNA gen mutasyonuna neden olan radyasyona maruz bırakmaktadırlar!

 

Kesinlikle şoke eden veriler

Bilgilendirilmemiş halk şu bilgilerle sarsılacaktır. Geçen yılın sonlarında yayınlanan bir çalışma CT taramalarının zaten tehlikeli şekilde yüksek olan daha önce inanılan seviyeden dört kat daha fazla radyasyon uyguladığını ortaya koymuştur.

 

Aynı zamanda, Ulusal Kanser Enstitüsü tarafından yönetilen bir çalışma 2007 yılında yapılan CT taramalarının tek başına 29.000 yeni kansere ve yaklaşık 15.000 kanserden ölüme katkıda bulunabileceğini göstermiştir.

 

Problem gereksiz CT taramalarındaki patlamanın her yıl devam etmesidir. Eğer bunu sadece on yıl geriye taşırsak, bu 150.000 Amerikalının CT taramasıyla indüklenen kanserlerden kaynaklanan dehşet verici ölümlerle karşıya olduğu anlamına gelmektedir.

 

Bu yaklaşan kanser salgının katkıda bulunanlar, vücutta kansere neden olan radyasyon veren diğer tıbbi prosedürlerdir.

 

Herhangi bir dozda tehlikeli

Doktorlar sıradan tıbbi X-ışınlarından yayılan radyasyon miktarının kanser riski oluşturmayacak kadar düşük olduğunu savunmaktadır. Bu, herhangi bir miktardaki radyasyonun DNA’da genlerimizi istenmeyen şekilde etkileyen serbest radikal hasarına neden olduğuna gösteren verileri hiçe saymaktadır. Biz çok önce günümüzün kanserlerinin önemli bir yüzdesine tıbbi radyasyonun neden olduğunu belirten istatistikleri bilirdik. Radyasyonla indüklenen kanserler; hücresel proliferasyonunmuzu düzenleyen genlerdeki mutasyonlara yanıt olarak oluşmaktadır.

 

Doktorlar belli bir düzeyde tutulduğu sürece radyasyonun güvenli olduğunu belirtirken yeni görüş en küçük radyasyon partikülünün bile DNA hasarına neden olduğunu savunmaktadır. Radyasyonun güvenli olması için DNA hasarının tümünün mükemmel şekilde onarılması gerekmektedir. Mükemmel şekilde onarılmayan herhangi bir hasar mutasyonlara neden olmakta olup, herhangi bir mutasyon kansere neden olan daha başka mutasyonlara yol açma potansiyeline sahiptir. Aslında radyasyonun olası en düşük dozunun sadece tehlikeli olmadığını, fakat aynı zamanda önceden düşünülene göre çok daha fazla hasara neden olduğunu ve aslında mutajenik olduğunu gösteren pek çok yayınlar vardır.

 

CT taramalarından kaynaklanan radyasyon doz aşımı

Bir hastanın maruz kaldığı radyasyon miktarı eğer röntgen teknisyenleri doz şiddetini bireysel koşullara dayanarak ayarlamak için zaman ayırırlarsa büyük ölçüde azaltılabilir. Örneğin, obez bir bireyin abdominal CT taraması için zayıf bir kişiye oranla daha fazla radyasyon gerekmektedir. Bir çocuk yetişkine oranla çok daha az radyasyona ihtiyaç duymaktadır.

 

CT taramasından önce “şiddeti ayarlanmış radyasyon” talep edebiliriz fakat ilgisiz bir teknisyenin talebinize dikkat edip etmeyeceği diğer bir sorundur. Uyguladıkları herhangi bir dozda hiçbir tehlikenin olmadığını ifade etmeye daha yatkındırlar.

 

Düzgün şekilde yapınan CT taramalar kadar riskli olarak, 2009’un sonunda yayınlanan bir rapor büyük tıp merkezlerinin CT tarayıcılarını ayarlamada özensiz olduklarını, bu nedenle hastaların normal radyasyon dozunun sekiz katına kadar fazla radyasyona maruz kaldıklarını ortaya koymuştur.

 

Çocuklar X-ışınlarının neden olduğu DNA hasarına uzun süreli etkilerine çok daha hassastır. Özellikle kötü bir vakada 30 aylık bir çocuk normal süre sadece 2-3 dakika iken, 60 dakika veya daha fazla süreyle sürekli CT taramasına maruz bırakılmıştır. Hastanenin radyoloji müdürü doz aşımına “sahte bir delilik eylemi” derken, eyalet ruhsat bölümü başkanı “görmüş olduğunu en korkunç, aşırı vaka” olduğunu söylemiştir.

Gerçek şu ki

Röntgen teknisyenlerinin rahatı için CT tarayıcı ayarları nadir olarak berrak bir görüntü elde etmek için en az miktarda radyasyon kullanacak şekilde ayarlanmaktadır.

 

DIKKAT: BURADA TABLO VAR

 

Kuruluşu üstelenen öncüye şükranımızı sunarız

Dr. Gofman’ın radyasyonun biyolojik etkileri hakkında o devre göre çok tartışmalı bir pozisyon almasına neden olmuştur. 1960’larda, herhangi birinin bu bağlantıdan şüphelenmesinden çok daha önce diyagnostik X-ışınlarının nasıl kanser ve vasküler hastalık nedeni olduğunu titizlikle belgelenmiştir. Atom Enerjisi Kurumu ve tıbbi kuruluş Dr. Gofman’in X-ışınlarının herhangi bir hasara neden olduğu iddialarına şiddetle itiraz etmektedirler.

 

Bilimsel bilgi temelimize bu kadar katkıda bulunabilen kişiler beni her zaman etkiler. Dr. Gofman’ın durumunda nükleer enerjiyi çalışacak duruma getirmede etkili olmuş, düşük seviyle radyasyonun tehlikeleri hakkında uyarıda bulunmuş ve sonra ateroskleroza neden olan kolesterolün spesifik fraksiyonlarını keşfetmek için tamamen farklı bir alana ilerlemiştir.

 

Dr. Gofman X-ışınlarının nasıl ateroskleroza neden olduğunu açıklıyor

John W. Gofman, MD, PhD, California Üniversitesi, Berkleley’deki Moleküler ve Hücre Biyolojisi Onursal Profesörü ve dünyanın önde gelen tıbbi ve nükleer bilim adamlarından biridir. Araştırması radyasyonun hiçbir miktarının – ne kadar az olursa olsun – güvenli olmadığını göstermiştir.

 

Dr. Gofman’ın veri analizi diğer raporlardan tıbbi radyasyon neden olduğu kanserlerin çok daha fazla olduğunu inanması noktasında farklaşmaktadır. Bundan başka, tıbbi prosedürler nedeniyle radyasyona maruz kalmanın kanserin ve Amerika’daki iskemik kalp hastalığının “büyük ölçüde önemli (muhtemelen başlıca) bir nedeni” olduğu sonucuna varmıştır.

 

Radyasyon kalp hastalığına nasıl neden olur? Dr. Gofman’a göre kansere olduğu aynı şekilde. Radyasyon DNA’ya hasar vermektedir – bu durumda arterlerdeki DNA’ya. Radyasyonla indüklenen değişiklikler arterlerde aterom olarak bilinen, kanser benzeri bir fenomen yaratmaktadır. Dr. Gofman ateromlar ve lipitler arasındaki etkileşmenin arterleri bloke ettiği ve kan pıhtılarına neden olduğuna inanmaktadır.

 

Radyasyonun en çarpıcı etkilerinden birisi arteriyel hücrelerin anormal şekilde çoğalmasına neden olmasıdır. Arterleri kaplayan hücrelerin anormal gelişimi arterleri daraltma kabiliyetine sahiptir.

 

Tıbbi radyasyon ve günümüzün meme kanseri salgını

Meme kanseri insidansi 1960 yılında bu yana hızla şekilde artmıştır. Bu, tıbbi X-ışınırlarının kullanımdaki gittikçe artan artışla bağlantılıdır.

 

En yeni yayınlanan veriler sadece 2007 yılında gerçekleştirilen CT tamamlarının sonucu olarak 2.000 kadar aşırı meme kanseri vakasının gelişeceğini belirtmektedir.

 

1994’te American Association fort he Anvancement of Science tarafından düzenlenen bir toplantıda yapılan bir konuşmada Dr. Gofman Birleşik Devletlerin Hiroshima ve Nagasaki’ye attığı bombalardan sağ kalan Japon kadınlarda meme kanserinde artış olduğunu gösteren bulgularını sunmuştur. Fareler ve kobaylar üzerindeki çalışmalar kansere dirençli hayvanların eğer tekrarlanan radyasyon dozları uygulanırsa meme kanseri geliştirdiğini göstermiştir. Fakat meme kanseri ve radyasyon hakkında en aleyhteki araştırma 1930-1950 arasında tüberküloz tedavisinin parçası olarak tekrarlanan floroskopiler uygulanan genç kadınlardan elde edilen ilk verilerdir. Bu kadınlar tahmin edilenin iki katından daha hızlı meme kansere geliştirmekteydiler.

 

Gofman meme kanseri konuşmasına hazırlanırken Amerika’daki meme kanseri vakalarının kaç tanesine radyasyona maruz kalmanın neden olabileceğinin araştırmaya başlamıştır. İlk tahmini, kadınların tıbbi radyasyona maruz kalmamış olmaları halinde, tüm meme kanseri vakalarının yüzde 35’inin olmayacağıdır. Bir yıl sonra yayımlanan revize tahmininde ise bu oran yüzde 75’dir. Gofman 1920-1960 yılları arasındaki bu gibi maruz kalmalara özellikle dikkat etmiştir, çünkü bu maruz kalmalar en az bundan sonraki 45 yıl boyunca meme kanseri oranlarına katkıda bulunabilecektir. Gofman bu maruziyetlerin kadınların kanserlerinin yegâne nedeni olduğuna inanmamaktadır, fakat ortaya çıkmalarında büyük bir rol oynadıklarına inanmıştır.

 

Hikâyenin diğer yüzü

CT taramalarında yayılan radyasyon yüz binlerce kanser vakasına ve muazzam sayıda kalp krizi ve felce neden olacakken, bu yasaklanmaları gerektiği anlamına gelmemektedir.

 

Bir hastalığı teşhis etmek için yapılan hastane operasyonlarını tarif etmek için kullanılan “eksploratori cerrahi” terimini hatırlayabilirsiniz. CT tarayıcıları gibi görüntüleme servislerinin geliştirilmesiyle bu riskli hastane prosedürleri geçmişte kalmıştır.

 

Eğer bir hasta akut felçten mustaripse, acil durum CT taraması bunun bir iskemik (bloke edilen arter) felç mi yoksa hemorajik (kan damarı kanaması) mı olduğunu belirleyebilir. Eğer iskemik felç hızlı şekilde teşhis edilir ve TPA (doku plasminojen aktivatörü) gibi pıhtıları tahrip eden ilaçla tedavi edilirse, beyin hasarı azaltılabilir veya elimine edilebilir. Diğer yandan hemorajik felç kırılmış kan damarının onarılması için anında ameliyat yapılmasını gerektirebilir. CT taramaları doktorlara ciddi kazalarda travma alanlarından emin olmalarında da yardımcı olmaktadır.

 

X-ışınlarının yerine mümkün olan her zamanda manyetik rezonans görüntüleme veya ultrason diyagnostiklerinin kullanılmasını önerirken aşağıdaki tıbbi problemler MRI’ye karşı CT taramasının yapılmasını gerektirebilir:

  • Hasta kalp pili takıyorsa;

  • Hastada implante dilebilir bir kardiyak defibrilatör mevcutsa;

  • Hasta gözünün yakında veya içinde metalik bir yabancı maddeye sahipse;

  • Hasta beyindeki hassas kan damarlarının birı üzerinde anevrizma klipsine sahipse;

  • Hasta kemikleri bir arada tutmak için metal vidalar veya plakalar gibi metalik ortopedik donanıma sahipse.

Genel olarak, MRI daha iyi bir kontrast çözünürlüğü ve tümörler, ligamentler ve tendonlar gibi yumuşak doku patolojisini daha iyi değerlendirilmesini sağlamaktadır. MRI aynı zamanda hastayı hareket ettirmeye ihtiyaç olmadan görüntümle için referans planını değiştirme kabiliyeti sağlamaktadır. Karşılaştırma olarak, CT taramaları kemiksi lezyonların (ör. kemik metastazları) ve kemik kırıklarının değerlendirmesinde MRI’den daha iyidir.

 

Eğer CT taraması mutlak surette gerekliyse, şiddetinin ayarlanmasını isteyiniz, böylece görüntü elde etmek için gereken en düşük radyasyon dozu kullanılabilsin.

 

Kanser hastaları çoğu kez tam vücut PET (pozitron emisyon tomografisi) faydalanabilir, metastatik lezyonlar hipermetabolik aktivitenin oluştuğu “sıcak noktalar” sayesinde tespit edilebilir. PET taramalarında yayılan (veya PET CT taramalarında) radyasyon miktarı tipik bir CT taramasına benzerdir. Sağlıklı kişiler için gereksiz radyasyondan kaçınılması önemliyken, kanser hastaları semptomlar ortaya çıkmadan önce metastatik hastalığın varlığı ve konumun tanımlanması sayesinde PET taramalarından elde edilen verilerden faydalanabilir.

 

Radyasyona karşı antioksidan koruma

İyonize edici radyasyon (esas olarak x-ışınları ve gama ışınları) canlı dokuyla etkileştiğinde büyük miktarda reaktif oksijen ve azot türevleri açığa çıkarmaktadır.

Patolojik sonuç hassas DNA zincirlerinde serbest radikal hasarı oluşmasıdır. Hücresel proliferasyonu düzenleyen DNA genleri hasar gördüğünde, sonuç kanser oluşumu olabilir.

Okside edici prosesleri kesintiye uğratarak radyasyonla indüklenen kanserlerin riski azaltılabilir. Çoğu hekim ve radyolog tarafından gözden kaçırılan husus iyonize edici radyasyona karşı besin katkılarının çarpıcı koruma sağlamadaki rolüdür.

Eğer hekiminiz bir CT taraması, X ışını veya radyasyon içeren diğer diyagnostik prosedürün yapılmasını istiyorsa, gün alınır alınmaz antioksidan katkılarınızın dozunu optimize edin. Radyoprotektif kabiliyetleri nedeniyle incelenmiş olan pek çok besin maddesi sınıfı vardır. 

Kanserde beslenme ve ek destek tedavilerle ilgili  pek çok spekülasyon ve suistimallerle karşılaşıldığından, radyoterapi esnasında beslenme ve destek tedaviler konusunda detaylı bilgiye ulaşılması için  4444844 numaralı telefondan irtibata geçebilirsiniz. 

  • E-Bülten

  • Hava Durumu

  • Döviz

    1 $ = 3,85 TL
    1 € = 4,55 TL
    1774180 Ziyaretçi